T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
Sayı : B.07.1 .GİB.0.44/4408-403/008589 14.02.06
Konu :
..............VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğüne)
İlgi : 03.01.2006 tarih ve B.07.1.GİB.4.35.16.01/176200-ÖZ/72-59
Pazar takibi suretiyle faaliyette bulunan esnafın vergilendirilmesi hakkındaki ilgide kayıtlı yazınız incelenmiş olup, Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.
Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 106 ncı maddesinde, gelir vergisinin, mükellefin ikametgahının bulunduğu mahal vergi dairesince tarh edileceği hükme bağlanmış, işyeri ve ikametgahı ayrı vergi daireleri bölgesinde bulunan mükelleflerin vergilerinin, Maliye Bakanlığınca uygun görüldüğü takdirde ve mükellefe de evvelden bildirmek kaydıyla iş yerinin bulunduğu yerin vergi dairesince tarh olunacağı belirtilmiştir.
Diğer taraftan, Otomasyonlu Vergi Daireleri İşlem Yönergesinin Tarha Yetkili Vergi Dairesi başlıklı 36 ncı maddesinde "tarha yetkili vergi dairesi, vergi kanunlarında belirtilen yer vergi dairesidir.
- Gelir Vergisinde, mükellefin kanuni ikametgahının bulunduğu yer vergi dairesidir.
Ancak:
1- Bakanlığımıza tanınan yetkiye istinaden, bütün il ve ilçelerde bulunan gelir vergisi
mükelleflerinin yıllık beyannameleri işyerinin veya işyeri merkezinin bulunduğu,
2- Gelirleri; sadece zirai kazanç, ücret, gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye
iradı ve diğer kazanç ve iratlardan veya bunların birkaçından veyahut tamamından
ibaret olan mükellefler ile belli bir işyeri bulunmaksızın çalışan ticaret ve serbest
meslek erbabının beyannameleri ikametgahının bulunduğu,
3- ...
yer vergi dairesince alınarak tarhiyat ve tahakkuk işlemi yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre gelir vergisinde, pazar takibi suretiyle faaliyette bulunan mükelleflerin ikametgahlarının bulunduğu yer vergi daireleri tarha yetkilidir.
Bu mükelleflerin faaliyetlerini büyükşehir belediyesi sınırlan dışında sürdürmeleri halinde diğer şartlan da taşımaları kaydıyla basit usulde; faaliyetin devamlılık arz edecek şekilde büyükşehir belediyesi sınırlan içerisine de taşması ve bu durumun da tespit edilmesi halinde ise 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Karan uyarınca gerçek usulde vergilendirilmeleri gerekmektedir.
Ancak, mükellefiyet şekli belirlenirken, mükelleflerin her birinin durumunun mahallinde ayrı ayrı tespit edilmesi ve bu tespit sonuçlan dikkate alınarak, 183 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 17.04.1995 tarih ve 20248 sayılı genel yazımızdaki açıklamalar uyarınca işlem yapılacağı hususu da göz önünde bulundurulacaktır.
Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim.
Başkan a.
Pazar takibi suretiyle faaliyette bulunan esnafın vergilendirilmesi hk.
Diğer özelgesi · Tarih: 14.02.2006 · Sayı: B.07.1 .GİB.0.44/4408-403/008589
Benzer özelgeler
- Pazar takibi suretiyle sebze meyve satışı yapanların esnaf muaflığından faydalanılması hk.Gelir Vergisi · 04.03.2010
- El ilanları ve internet aracılığıyla tanıtımı yapılmak suretiyle evde pişirilen yemeklerin satışından elde edilen kazancın vergilendirilmesi.Gelir Vergisi · 24.05.2016
- Bakırcılık faaliyetinin esnaf muaflığı kapsamında değerlendirilmesi hk.Gelir Vergisi · 29.11.2012
- Pazar takibi yapmadan ve herhangi bir mükellefe bağlı olmaksızın evde yapılan çeyizlik eşya dikme faaliyetinin esnaf muaflığı karşısındaki durumu hk.Gelir Vergisi · 22.08.2011
- Bakır, pirinç gibi metaller, değerli olmayan taşlar ve makrome iplerinden oluşturulan takı çalışmalarının sezonluk stantta ve haftada bir gün pazarda satılmasında esnaf muaflığı hk.Gelir Vergisi · 06.12.2012
Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı özelgeleri. Özelge yalnızca başvuran mükellefi bağlar; verildiği tarihten sonra mevzuat değişmiş olabilir. Bu sayfa hukuki görüş değildir.
