T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelirler Genel Müdürlüğü
TARİH : 08.05.2001
SAYI : B.07.0.GEL.0.60/6000-2223/25180
KONU : Veraset ve intikal vergisinin düzeltme
hükümleri hk.
...................
İLGİ : 04/05/2001 tarihli yazınız.
Yazınız ve eklerinde, 21/09/2000 tarihinde bekar ve çocuksuz olarak vefat eden .....'nin mirasçılarının, ..... Mahkemesi Hakimliğinin 09/02/2001 tarihli veraset ilamı ile belirlendiği, ancak murisin, sağlığında ..... Noterliğince 15/08/2000 tarihinde düzenlenen vasiyetname ile ağabeyi ..... ve kendisinden önce ölen kardeşinin füruğlarını mirasçılıktan çıkararak, mirasının tamamını, kardeşi ..... 'nin çocukları ..... ve .....'a eşit oranda bıraktığı belirtilerek, söz konusu intikale ilişkin veraset ve intikal vergisi beyanının kimler tarafından ve ne şekilde yapılacağı hususundaki Bakanlığımız görüşünün bildirilmesi istenilmektedir.
7338 sayılı Veraset ve intikal Vergisi Kanunu'nun 2'nci maddesinin (c) bendinde, "veraset" tabirinin; miras, vasiyet ve miras mukavelesi gibi ölüme bağlı tasarrufları ifade ettiği, 5'inci maddesinde de verginin mükellefinin veraset yoluyla veya ivazsız bir tarzda mal iktisabeden kişiler olduğu hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan, Medeni Kanunu'nun 517'nci maddesinde mirasın ölüm ile açılacağı, 539'uncu maddesinde de miras açılınca, mirasçı olanların onun tamamına sahip olacağı, mansup mirasçıların iktisabının, kendilerine nasbeden müteveffanın vefatından itibaren başlayacağı ve kanuni mirasçıların zilyetlik hükümlerine tevfikan mansup mirasçıların hisselerini teslime mecbur oldukları belirlenmiştir.
Ayrıca, aynı Kanunun 453'üncü maddesinde, füruğ, ana-baba, kardeşler ve sağ kalan eşin mahfuz hisseleri bulunduğu, bunlardan kardeşlerin mahfuz hisse payının, mirastan alacaklan payın ¼'ü olduğu, 461'inci maddesinde ise vasiyet ve miras mukavelelerinin, tasarruf nisabı (serbest hisse) dahilinde murisin sahip olduğu şeyin tamamını veya bir kısmını içerebileceği hüküm altına alınmıştır.
Yazınızda sözü edilen olayda, muris .....'nin vasiyetname ile mirasçılıktan çıkardığı kanuni mirasçıları arasında kardeşleri de bulunmaktadır. Kardeşlerin anılan hükme göre mahfuz hisse hakları bulunmakta olup mirasçılıktan çıkarılan kardeşlerin mahfuz hisselerinin, Medeni Kanunun 458'inci maddesi uyarınca, çocuklarınca istenilmesi mümkün olabilmektedir.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, 21/09/2000 tarihinde vefat eden .....'nin mirasının; veraset ilamında yer alan kanuni mirasçıların mirastaki mahfuz hisseleri dışında kalan kısmının, vasiyetname ile lehlerine vasiyette bulunulan murisin kardeşi .....'nin çocukları ..... ve ....., mahfuz hisselere isabet eden kısmının ise mahfuz hisse sahiplerince beyan edilmesi gerekir.
Ancak, vasiyetnamenin mirasçılıktan çıkarılan mirasçılarca dava konusu yapılması halinde, ilgili mahkemece bu konuda farklı bir karar verilmesi durumunda, bu karara göre Veraset ve intikal Vergisi Kanunu'nun 22'nci maddesi hükümleri çerçevesinde gerekli düzeltme işlemlerinin yapılacağı tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vasiyetnameye dayalı olarak veraset ve intikal vergisinin kimler tarafından beyan edileceği ile vasiyetnamenin dava konusu yapılması halinde mahkeme kararına göre düzeltme işlemleri yapılacağı açıklan
Diğer özelgesi · Tarih: 08.05.2001 · Sayı: B.07.0.GEL.0.60/6000-2223/25180
Benzer özelgeler
- Vasiyetnameye ilişkin Veraset ve İntikal Vergisi hk.Diğer · 05.08.2013
- Vasiyet alacaklısı ve kanuni mirasçının aynı mal ile ilgili olarak veraset ve intikal vergisi yükümlülüğü hk.Diğer · 29.09.2014
- veraset ve intikal vergisi beyannamesinin mirasçıların vekili (kayyım) tarafından imzalanmak suretiyle verilmesi hakkındaDiğer · 10.12.2009
- Satış Vaadi Sözleşmesi ile satın alan gayrimenkul sahibinin vefatı nedeniyle verilecek veraset ve intikal vergisi beyannamesinde hangi değerle beyan edileceğiDiğer · 19.04.2017
- veraset ve intikal vergisi beyannamesinin bizzat mükellefler tarafından imzalanması gerekeceğinden, kayyım tarafından imzalanmak suretiyle düzenlenerek verilen beyanname üzerine her hangi bir işlem yaDiğer · 15.06.2009
Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı özelgeleri. Özelge yalnızca başvuran mükellefi bağlar; verildiği tarihten sonra mevzuat değişmiş olabilir. Bu sayfa hukuki görüş değildir.
