İçeriğe atla

Turist kafilesine eşlik eden yabancı uyruklu kişiye doğrudan ödenen bedellerin ve elde edilen kazancın vergilendirilmesi.

Gelir Vergisi özelgesi · Tarih: 18.08.2015 · Sayı: B.07.1.GİB.4.34.16.01-120[6-2012/870]-75349

T.C.GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef   Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü) Sayı:62030549-120[6-2012/870]-7534918/08/2015 Konu:Turist kafilesine eşlik eden yabancı uyruklu kişiye   doğrudan ödenen bedellerin ve elde edilen kazancın vergilendirilmesi.                    İlgide kayıtlı özelge talep formu ve ek dilekçenizde, Üsküdar Vergi Dairesi  mükellefi olduğunuzu, ABD'den Türkiye'ye gönderilen yurtdışında mukim kişilerden oluşan turist kafilesinin karşılanıp yeme içme, otel ve benzeri ihtiyaçlarının karşılanması organizasyonu işini yaptığınız, turist kafilesi gönderen yurtdışındaki firma tarafından yapılan harcamalar ile bu organizasyonun bedeli karşılığı olarak adınıza topluca ödeme  yapıldığını belirterek;             -Yurtdışına kesilecek faturada KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı,             -Bu organizasyonun hizmet ihracı kapsamına girip girmediği ile hizmet ihracı kapsamına girmekte ise KDV iadesi alma imkanı olup olmadığı ve iade mümkün ise iadede hangi KDV tutarlarının iadesinin mümkün olduğu,             -Çoğu zaman aynı meslek mensuplarından oluşan kafileyi yurt dışında bir araya getirerek bu kafileyle birlikte Türkiye'ye gelip Türkiye'de bu kafileye eşlik eden, bu kafile için Türkiye'de seminer ve benzeri organizasyonlar tertip eden, geldiği kafileyle birlikte ülkesine geri dönen ve Türkiye'de mükellefiyeti bulunmayan yabancı uyruklu kişilere tarafınızdan doğrudan yapılan ödemenin nasıl belgelendirileceği, gelir ve katma değer vergisi stopaj yükümlülüğü bulunup bulunmadığı,             hususlarında görüş talep edildiği anlaşılmakta olup konuyla ilgili Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.             I-GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Ticari Kazancın Tarifi" başlıklı 37 nci maddesinde; her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükmüne yer verilmiştir.             Ticari faaliyet emek-sermaye organizasyonuna dayanmakta olup, kazanç sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmaması böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin ticari faaliyet olma niteliğine etki etmemektedir. Ancak, bir faaliyetin ticari faaliyet sayılabilmesi için kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmemekle birlikte, faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurlarıyla birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması ve şahsi ihtiyaç kapsam ve sınırlarını aşması gerekmektedir.              Aynı  Kanunun 65 inci maddesinde, serbest meslek kazancının tanımı yapılmış  66 ncı maddesinde ise serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenlerin serbest meslek erbabı olduğu hüküm altına alınmıştır. Söz konusu Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede sayılan ödemleri nakden veya hesaben yaptıkları sırada istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur olanlar belirtilmiş olup anılan fıkranın (2/b) bendinde serbest meslek kazancı ödemelerinden %20  (Bakanlar Kurulunun 2009/14592 sayılı sayılı kararı ile ) oranında tevkifat yapılması  gerektiği  belirtilmiştir.             Bu açıklamalara göre; Türkiye'ye gönderilen yurtdışında mukim kişilerden oluşan turist kafilesinin tarafınızca karşılanıp yeme içme, otel vb. ihtiyaçlarının karşılanması şeklinde verdiğiniz aracılık hizmetleri ticari faaliyet kapsamında bulunduğundan, elde edeceğiniz komisyon gelirinin Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hükümleri çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir.             Diğer taraftan, turist kafilesi ile birlikte Türkiye'ye gelen ve bu kafileye seminer veren   yabancı uyruklu kişinin elde ettiği kazanç serbest meslek kazancı kapsamında bulunduğundan, söz konusu kişilere yapacağınız ödemeler üzerinden %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı tabiidir.             Öte yandan, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun"nun hükümlerinin de dikkate alınacağı tabiidir. Anlaşmanın iç mevzuat hükümlerine göre mükellef lehine menfaat yarattığı durumlarda Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için ABD mukimi kişilerin bu ülkelerde tam mükellef olduklarını ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiklerini ABD yetkili makamlarından alacakları bir belge ile kanıtlamaları ve bu belgenin aslı ile birlikte Noterce veya ABD'deki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilmiş Türkçe tercümesinin bir örneğini vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz etmeleri gerekmektedir.             II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN :              3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;             - 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,             - 4/1 inci maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği,             - 6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği,             - 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu,             - 12/2 nci maddesinde ise, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği             hüküm altına alınmıştır.             Öte yandan, KDV Genel Uygulama Tebliğinin;             - "II/A-2. Hizmet İhracı" başlıklı bölümünde, "3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre;             - Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması,             - Hizmetten yurtdışında faydalanılması,             gerekir.             Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir.             Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır."             -"II/A-2.1." bölümünde yer alan 3 numaralı örnekte ise "Türkiye'de yerleşik olan ve seyahat acenteliği yapan (B) A.Ş.yurtdışında bulunan bir seyahat acentesinin gönderdiği turist grubuna konaklama, tur düzenleme ve yeme-içme hizmeti vermektedir. (B), söz konusu  hizmeti karşılığında 25.000 TL almıştır. (B), söz konusu  hizmeti karşılığında 25.000 TL almıştır. Türkiye'deki seyahat acentesi aldığı bu paranın 10.000 TL'lik kısmını, turist grubunun Türkiye'deki konaklama, yeme-içme gibi masraflarında  kullanmıştır. Yaptığı bu masraflardan sonra kendisine 15.000 TL kalmıştır.             Bu durumda, (B), yabancı seyahat acentesine 15.000 TL'lik hizmette bulunmuş olup, bu hizmet KDV'den istisna olacaktır.             Ancak, (B) A.Ş. nin turist grubuna Türkiye'de verdiği yeme-içme, konaklama gibi hizmetlerden Türkiye'de faydalanıldığından, bu hizmetler KDV'ye tabidir.             Bu mükellefin, yabancı seyahat acentesine verdiği söz konusu hizmetlere ait düzenleyeceği faturada, vergiden istisna tutulan hizmet bedeli ile vergiye tabi tutulacak  hizmet bedelini ayrı ayrı gösterebileceği gibi, bu hizmetler için ayrı ayrı fatura düzenlemesi de  mümkündür."             açıklamalarına yer verilmiştir.             Bu hükümler ve açıklamalar çerçevesinde;             1) Yurt dışından gelen turist grubunun ihtiyaçlarının karşılanması için tarafınızca tertip edilen yeme, içme, otel vb. hizmetlere ili

Benzer özelgeler

Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı özelgeleri. Özelge yalnızca başvuran mükellefi bağlar; verildiği tarihten sonra mevzuat değişmiş olabilir. Bu sayfa hukuki görüş değildir.