İçeriğe atla

İkinci el oto alım satımında KDV oranları ve vergilendirilmesi hk.

Katma Değer Vergisi özelgesi · Tarih: 05.02.2019 · Sayı: 39044742-130[Özelge]-110787

T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü Sayı:39044742-130[Özelge]-11078705.02.2019 Konu:İkinci el oto alım satımında KDV oranları ve vergilendirilmesi İlgi:28/09/2016 tarih ve 727288 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz. İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Şirketinizin ikinci el otomobil alım satım faaliyeti ile iştigal ettiği, söz konusu araçların defter kayıtlarınıza ticari mal olarak kaydedilip, ticari mal olarak satışının gerçekleştirildiği belirtilerek ikinci el araç alım satım işini yaparken;-Satıcının mükellef olması halinde binek otomobil alımında ödediğiniz KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı, indirim konusu yapılması veya yapılamaması halinde söz konusu araçların satışında uygulanacak KDV oranı,-Noterden satış sözleşmesi ile satın aldığınız (mükellefiyet kaydı olmayan kişilerden) binek otomobillerinin noter satış sözleşmesi ile kayıtlara almanızın yeterli olup olmayacağı, noter satış sözleşmesi ile kayıtlara almanız durumunda bu araçları sattığınızda uygulanacak KDV oranı,-Kredi ile satın aldığınız binek otomobillere ait ödediğiniz kredi faiz tutarlarının gider yazılıp yazılmayacağı,-Vergi mükellefi olan veya olmayan kişiler ile faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanlardan alınan binek otomobillerinin alışlarında ödenen KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağıhususlarında Başkanlığımız görüşleri talep edilmektedir.VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN:213 sayılı Vergi Usul Kanununun;-227 nci maddesinde, "Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait kayıtların tevsiki mecburidir.",-229 uncu maddesinde, "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.",-231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, "Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılır.",-232 nci maddesinde, "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:1.Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;2.Serbest meslek erbabına;3.Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara;4.Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;5.Vergiden muaf esnafaSattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (2018 yılı için 1.000 TL) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (2018 yılı için 1.000 TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.",-234 üncü maddesinde, "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin:…3.Vergiden muaf esnafa;yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulası vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmündedir. Bu belge birinci ve ikinci sınıf tüccarların, zati eşyalarını satan kimselerden satın aldıkları altın, mücevher gibi kıymetli eşya için de tanzim edilir.Gider pusulası, işin mahiyeti, emtianın cins ve nev'i ile miktar ve bedelini ve iş ücretini ve işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlarıyla soyadlarını (Tüzel kişilerde unvanlarını) ve adreslerini ve tarihi ihtiva eder ve iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası işi yapana veya malı satana tevdi olunur.Gider pusulaları, seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir.",-262 nci maddesinde, "Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade eder.",-274 üncü maddesinde, "Emtia, maliyet bedeliyle değerlenir..."hükümlerine yer verilmiştir.Diğer taraftan, 238 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin "B-Dönem Sonu Stoklarının Değerlemesi île İlgili Hususlar" bölümünde,"...Bu itibarla, emtianın satın alınıp işletme stoklarına girdiği tarihe kadar oluşan kur farklarının maliyete intikal ettirilmesi zorunludur. Stokta kalan emtia ile ilgili olarak daha sonra ortaya çıkacak kur farklarının ise, ilgili bulundukları yıllarda gider yazılması veya maliyete intikal ettirilmesi mümkün bulunmaktadır.İşletmelerin finansman temini maksadıyla bankalardan veya benzeri kredi müesseselerinden aldıkları krediler için ödedikleri faiz ve komisyon giderlerinden dönem sonu stoklarına pay vermeleri zorunlu bulunmamaktadır. Buna göre mükellefler söz konusu ödemelerini doğrudan gider olarak kaydedebilecekleri gibi, diledikleri takdirde stokta bulunan emtiaya isabet eden kısmı maliyete dahil edebileceklerdir." açıklamasına yer verilmiştir.Buna göre,-Vergi mükellefi olmayan kişilerden noter satış senedi ile satın aldığınız araçlar için gerçek satış bedeli üzerinden gider pusulası düzenlenmesi,-Kullanılmış binek otomobillerin satın alınıp işletme adına kayıt ve tescil ettirildikten sonra satışa sunulması halinde ise gerçek satış bedeli üzerinden fatura düzenlenmesigerekmektedir.Öte yandan, kredi ile satın aldığınız binek otomobillere ait finansman giderlerinin, bu araçların işletme aktifine girdiği tarihe kadar oluşan kısmının maliyet bedeline intikal ettirilmesi zorunlu olup, bu aşamadan sonra ise doğrudan gider olarak dikkate alınabilmesi veya maliyet bedeline dahil edilmesi ihtiyari bulunmaktadır.GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:Gelir Vergisi Kanununun "Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 38 inci maddesinde; bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme bağlanmıştır.Anılan Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde; ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar "dönemsellik" ve "tahakkuk esası" ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Tahakkuk esasına göre belirlenen gelir ve giderlerin yalnızca cari döneme ait kısmı, aynı döneme ilişkin ticari kazancın hesabında gelir ya da gider olarak dikkate alınabilmektedir. Dönemsellik ilkesinde ise, gelir veya giderlerin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanması gerekmekte olup söz konusu ilke gereği işletmeler, gelir ve giderlerini tahakkuk esasına göre muhasebeleştirmek, hasılat, gelir ve karlarını aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla karşılaştırmak durumundadırlar.Bu çerçevede, ikinci el taşıt alım satımı ile alım satıma aracılıktan elde edilen kazançlar ticari kazanç mahiyetinde olup taşıt alım satımında ticari kazancın hesaplanmasında satış bedellerinin hasılat, alış bedellerinin (bankadan alınan kredinin taşıt alımına sarfedilen kısmı için ödenen faiz ve komisyon giderleri dahil) ise maliyet olarak dikkate alınması gerekmektedir. KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN:3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV

Benzer özelgeler

Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı özelgeleri. Özelge yalnızca başvuran mükellefi bağlar; verildiği tarihten sonra mevzuat değişmiş olabilir. Bu sayfa hukuki görüş değildir.