İçeriğe atla

Yatırım teşvik belgesi kapsamında gerçekleştirilen imalatına ilişkin yatırımlarda İndirimli kurumlar vergisi uygulaması hakkında hk.

Kurumlar Vergisi özelgesi · Tarih: 28.02.2012 · Sayı: B.07.1.GİB.4.41.15.01-KVK-2011/7-54

T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI KOCAELİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü) Sayı:B.07.1.GİB.4.41.15.01-KVK-2011/7-5428/02/2012 Konu:İndirimli kurumlar vergisi  İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda güç ve tevzii transformatörleri, şalt cihazları ve şalt tesisatı imalatı yaptığınız, Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesinde düzenlenen indirimli kurumlar vergisi müessesesinden yararlanmak üzere "yağlı ve kuru tip transformatör" imalatına ilişkin yatırımınızla ilgili olarak Hazine Müsteşarlığından yatırım teşvik belgesi aldığınız belirtilerek;1- Transformatör imalatı yatırımına ilişkin 06.10.2009 tarihinde alınan yatırım teşvik belgesinde yatırımın cinsi olarak "komple yeni yatırım" ibaresinin yer aldığı, belgeye konu yatırımın; halihazırda kullanılmakta olan makinelerin yanına yenilerinin alınması suretiyle var olan üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik olduğu, kapasite artış oranının %100'ün üzerinde olarak değerlendirildiği, ancak mühendislerinizce yapılan teknik analizler neticesinde kapasite artış oranının %32 civarında gerçekleşeceğinin tahmin edildiği, bu nedenle söz konusu yatırımın tevsi yatırım niteliği taşıdığının düşünüldüğü, Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesinde tevsi yatırımlar için getirilen açıklamanın, teşvik belgenizde komple yeni yatırım olduğu belirtilse dahi eski makinelerinizin de üretimde aktif bir şekilde kullanılıyor olması nedeniyle hesaplamanıza esas teşkil etmesinin gerektiği, söz konusu hesaplamada yer alacak kazancın tespitinde ise Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesi hükümleri çerçevesinde yatırımın yapıldığı işletme birimindeki kazancın esas alınması ve bu kazancın da yatırım tutarının, yalnızca ilgili işletme biriminin aktifinde yer alan toplam sabit kıymet tutarına oranlanması yoluyla mı tespit edilmesinin gerektiği,2- İndirimli kurumlar vergisi uygulamasına başlanması için gerekli olan yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçtiği dönemin belirlenmesinde, Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin 2009/1 sayılı Tebliğ ile açıklanan "İşletmeye Geçiş Tarihi"nin mi dikkate alınacağı, yoksa yatırımın kısmen faaliyete girerek mamul üretimi ve satışına başlandığı (kazancın elde edilmeye başlandığı) dönemin mi dikkate alınması gerektiği,3- Tevsi yatırımlarda dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarının hesabında sabit kıymetlerin birikmiş amortismanları düşüldükten sonraki net değerinin mi, yoksa birikmiş amortismanlar düşülmeden önceki aktif değerinin mi esas alınacağı ile sabit kıymet tutarına maddi olmayan duran varlıklar ile amortismana tabi olmayan boş arsa ve arazilerin de dahil edilip edilmeyeceği,4- Yatırımdan elde edilen kazancın ayrı bir şekilde tespit edilememesi halinde; indirimli oran uygulanacak kazancın yapılan tevsi yatırım tutarının dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına (devam eden yatırımlara ait tutarlar da dahil) oranlanması suretiyle belirlenmesi sırasında, bahse konu sabit kıymet tutarına yatırımlar için alınmış krediye ilişkin hesaplanan ve ilgili sabit kıymetlerin maliyetine eklenen kur farkı ile faizlerin de dahil edilip edilemeyeceği,5- Tevsi yatırımlarda elde edilen kazancın ayrı bir şekilde tespit edilememesi halinde, indirimli oran uygulanacak kazancın hesaplamasında tevsi yatırım tutarının dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına oranlanması suretiyle belirlenen oranın yatırıma katkı tutarına birden fazla yılda ulaşılması halinde her yıl için ayrı ayrı mı belirleneceği, yoksa aktife alınma yılında yapılan oranlamanın sonraki yıllarda da kullanılıp kullanılamayacağı,6- Enflasyon düzeltmesi yapılan dönemlerden önce işletme aktifine giren ve halen aktifte bulunan sabit kıymetler için 2003 ve 2004 yıllarında uygulanan enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan değerlerin mi yoksa bu sabit kıymetlerin ilk iktisabından itibaren yeniden değerleme oranı ile ulaşılacak değerlerinin mi dikkate alınacağı ile yeniden değerleme işleminin enflasyon düzeltmesi sonucu ulaşılan değerler üzerinden mi yapılması gerektiği,7- 31.05.2011 tarihi itibariyle şirketiniz bünyesindeki dağıtım faaliyetleri kapsamındaki üretim ve hizmet işletmelerine ilişkin aktif ve pasif kıymetler (transformatör imalatına ilişkin yatırımların yapıldığı ADH işletme birimine ait olan sabit kıymetler) ile 5403 nolu yatırım teşvik belgesine istinaden ADH birimi için yapılan ve devam eden yatırımların yeni kurulan ... Enerji Endüstrisi A.Ş.'ne kısmi bölünme yoluyla devredildiği; devralan şirketin indirimli kurumlar vergisi uygulamasından yararlanması halinde, indirimli kurumlar vergisi uygulayacağı kazancın tespitinde, bölünen şirketinizin kısmi bölünme yoluyla devredeceği sabit kıymetlerin mukayyet değerlerinin mi yoksa şirketiniz için yapılan indirimli kurumlar vergisi hesaplamasında sabit kıymetler için yapmış olduğunuz yeniden değerlemeyle tespit edilen yeni değerlerin mi kullanılacağı,8- Şirketiniz için hesaplanan yatırıma katkı tutarının henüz kullanılmayan kısmının kısmi bölünme sonrasında ... A.Ş. tarafından yatırımlara devam edilmesi halinde aynı şartlarla kullanılıp kullanılamayacağı,9- ... A.Ş. tarafından yararlanılacak indirimli kurumlar vergisi hesaplanmasının nasıl olacağıhususlarında tereddüt hasıl olduğu belirtilerek konu hakkında bilgi istenilmektedir.Kurumlar Vergisi Kanununun "Devir, Bölünme ve Hisse Değişimi" başlıklı 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde;"Kısmî bölünme: Tam mükellef bir sermaye şirketinin veya sermaye şirketi niteliğindeki bir yabancı kurumun Türkiye'deki iş yeri veya daimî temsilcisinin bilânçosunda yer alan taşınmazlar ile en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak hisseleri ya da sahip oldukları üretim veya hizmet işletmelerinin bir veya birkaçını kayıtlı değerleri üzerinden aynî sermaye olarak mevcut veya yeni kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketine devretmesi, bu Kanunun uygulanmasında kısmî bölünme hükmündedir. Ancak, üretim veya hizmet işletmelerinin devrinde, işletme bütünlüğü korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli aktif ve pasif kalemlerin tümünün devredilmesi zorunludur. Kısmî bölünmede devredilen varlıklara karşılık edinilen devralan şirket hisseleri, devreden şirkette kalabileceği gibi doğrudan bu şirketin ortaklarına da verilebilir. Taşınmaz ve iştirak hisselerinin bu bent kapsamında devrinde, devralan şirketin hisselerinin devreden şirketin ortaklarına verilmesi halinde, devredilen taşınmaz ve iştirak hisselerine ilişkin borçların da devri zorunludur.";Aynı Kanunun "İndirimli Kurumlar Vergisi" başlıklı 32/A maddesinde de;"(1) Finans ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar, iş ortaklıkları, taahhüt işleri, 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Kanun ile 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Kanun kapsamında yapılan yatırımlar ile rödovans sözleşmelerine bağlı olarak yapılan yatırımlar hariç olmak üzere, bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen ve Hazine Müsteşarlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulur.(2) Bu maddenin uygulamasında yatırıma katkı tutarı, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla yatırımların Devletçe karşılanacak tutarını, bu tutarın yapılan toplam yatırıma bölünmesi suretiyle bulunacak oran ise yatırıma katkı oranını ifade eder. Bakanlar Kurulu;a) İstatistikî bölge birimleri sınıflandırması ile kişi başına düşen milli gelir ve sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeylerini dikkate almak suretiyle illeri gruplandırmaya ve gruplar itibarıyla teşvik edilecek sektörleri ve bunlara ilişkin yatırım ve istihdam büyüklüklerini belirlemeye,b) Her bir il grubu için yatırıma katkı oranını (6111 sayılı Kanunun 92 nci maddesi ile değişen ibare)(1.1.2011 tarihinden geçerli olmak üzere) % 55'i, yatırım tutarı 50 milyon Türk Lirasını aşan büyük ölçek

Benzer özelgeler

Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı özelgeleri. Özelge yalnızca başvuran mükellefi bağlar; verildiği tarihten sonra mevzuat değişmiş olabilir. Bu sayfa hukuki görüş değildir.