T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞIMükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü
Sayı:84974990-130[KDV5/I/29/2017/27]-30890617.09.2019
Konu:Tahsil edilemeyen kira gelirine ait faturaların gider yazılıp yazılamayacağı hk.
İlgi: İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketinizin mülkiyetinde olan bir gayrimenkulü kira sözleşmesi yaparak … tarihinden itibaren bir şirkete kiraladığınız, … tarihinde bu şirkete kayyum atandığı, kayyum atanmasından sonra iki adet kira faturası düzenleyerek kiracıya tebliğ ettiğiniz ve kira geliri olarak beyan ederek kayıtlarınıza aldığınız, ancak fatura bedellerini tahsil edemediğinizden bahisle, söz konusu bu faturalar için iade faturası keserek gider yazıp yazamayacağınız ve katma değer vergisini (KDV) indirim konusu yapıp yapamayacağınız hakkında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır. I-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safı kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise;
"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce: 1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir; 2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur. Ticari kazancın bu suretle tesbit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur." hükmüne yer verilmiştir.Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar "dönemsellik" ve "tahakkuk esası" ilkeleridir.Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, bu işlemin miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesi ise, bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır. Dönemsellik, tahakkuk etmiş bir gelir için söz konusudur.
Dönemsellik ilkesi ise, bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır. Dönemsellik, tahakkuk etmiş bir gelir için söz konusudur. Bu esaslar dikkate alındığında, bir gelir unsurunun, özel bir düzenleme olmadığı sürece mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.Buna göre, şirketiniz tarafından kira geliri olarak kayıtlara alınan, ancak bedeli tahsil edilemeyen tutarın iade faturası düzenlenerek ilgili dönem kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün değildir.Öte yandan, alacaklı olduğunuz şirket hakkında Asliye Ticaret Mahkemesince iflasın ertelenmesine karar verilmesi ve borçlu şirketin konkordato talebinin anlaşmayla sonuçlanması halinde, varsa söz konusu anlaşma kapsamında vazgeçilen alacağınız, değersiz alacak olarak kabul edileceğinden, alacağın değersiz hale geldiği dönem hesabına zarar olarak yazılması mümkündür.Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Vergiyi doğuran olay" başlıklı 19 uncu maddesinde; "Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.
"Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar. Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder." hükümlerine yer verilmiştir.Ayrıca, aynı Kanunun "İspat Edici Kağıtlar" başlıklı 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, "Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir." hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların, esas itibarıyla, mezkûr Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi birisi ile tevsik edilmesi gerekmektedir.Bu kapsamda anılan Kanunun;- 229 uncu maddesinde, faturanın satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu,- 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenmesi gerektiği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı,- 232 nci maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarların, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin; birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, serbest meslek erbabına, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere ve vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve
bunlarda fatura istemek ve almak mecburiyetinde olduğu, bu sayılanlar dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 2018 yılı için 1.000 TL'yi (2017 yılı için 900.-TL' yi) geçmesi veya bedeli 2018 yılı için 1.000 TL'den (2017 yılı için 900.-TL' den) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesinin mecburi olduğuhükme bağlanmıştır.Buna göre, kiralama şeklindeki hizmet ifalarında vergiyi doğuran olay hizmetin yapılması ile meydana gelmekte, herhangi bir sebeple kira bedellerinin eksik tahsil edilmesi veya hiç tahsil edilememesi faturanın düzenlenmesine engel teşkil etmemektedir.Dolayısıyla, her ayın bitiminden itibaren o aya ait kiralama hizmeti için takip eden yedi gün içinde fatura düzenlenmesi gerekmekte olup, bedelin tahsil edilemediği gerekçesiyle iade faturası adı altında fatura düzenlenmesi mümkün bulunmamaktadır.Öte yandan, anılan Kanunun "Şüpheli Alacaklar" başlıklı 323 üncü maddesinde,"Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;1. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar; 2.
Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar; 2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar; Şüpheli alacak sayılır.Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir.Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder. Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar zarar hesabına intikal ettirilir."hükümleri yer almaktadır.Bu hükümlere göre, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; dava veya icra safhasında bulunan alacaklarla, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar şüpheli alacak sayılmakta, bu şartlardan herhangi birinin mevcut olmaması durumunda ise şüpheli alacak kaydına imkân bulunmamaktadır. Bir alacağın dava safhasında olduğunun kabulü için de, mahkemeye dava, icraya takip için dilekçe verilmiş olması, ancak gerek mahkemeye gerek icraya yapılan başvuruların ciddiyetle takip edilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, şüpheli alacaklar için dava veya icra takibine başlanıldığı yılda karşılık ayrılması gerekmekte olup, şüpheli hale geldiği hesap döneminde karşılık ayrılmayan alacaklar için daha sonraki dönemlerde şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün olmamaktadır. Bunun yanı sıra, Kanun hükmü teminatlı alacaklarda bu karşılığı, teminattan geri kalan miktarla sınırlamakta, alacağın ipotek, haciz, rehin. kefil vs. suretlerle teminata bağlanmış olması halinde, şüpheli alacak karşılığı ayrılamayacağını kabul etmiş bulunmaktadır.Öte yandan, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun;- 7101 sayılı Kanunun 65 inci maddesi ile mülga (Yürürlük: 28/2/2018) "Erteleme yargılaması" başlıklı (179/a) maddesinde, mahkemenin, iflasın ertelenmesi talebinde bulunulması üzerine, yönetim organının yerine geçmesi ya da yönetim organı kararlarını veya işlemlerinin bir k
Tahsil edilemeyen kira gelirine ait faturaların gider yazılıp yazılamayacağı hk.
Kurumlar Vergisi özelgesi · Tarih: 17.09.2019 · Sayı: B.07.1.GİB.4.06.17.01-130[KDV5/I/29/2017/27]-308906
Benzer özelgeler
- İşyeri için ödenen kira bedeli karşılığında fatura alınamaması halinde kira bedeline ilişkin KDV'nin indiriminin mümkün olup olmadığı ve gider yazılıp yazılamayacağı hk.Katma Değer Vergisi · 08.06.2012
- Şirket aktifine kayıtlı gayrimenkullere ilişkin geçmişe dönük ödenen kira bedellerinin gider yazılıp yazılmayacağı ve muhasebe kaydı hk.Kurumlar Vergisi · 19.06.2020
- İflas ertelemesi talep eden kiracılardan tahsil edilemeyen kiralar ile ortak giderler için fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği hk.Katma Değer Vergisi · 20.02.2012
- Tahsil edilemeyen kira gelirinin beyanı hk.Gelir Vergisi · 01.05.2010
- Şirket aktifine kayıtlı gayrimenkulün kiraya verilmesi sonucunda fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği, KDV ve Kurumlar Vergisine tabi olup olmayacağı hk.Gelir Vergisi · 18.07.2013
Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı özelgeleri. Özelge yalnızca başvuran mükellefi bağlar; verildiği tarihten sonra mevzuat değişmiş olabilir. Bu sayfa hukuki görüş değildir.
