İçeriğe atla

5366 sayılı Kanun kapsamında yapılan uygulamaların vergi mevzuatı karşısındaki durumu hk.

Kurumlar Vergisi özelgesi · Tarih: 14.05.2013 · Sayı: 64597866-130[28-2013]-68

T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü Sayı:64597866-130[28-2013]-6814/05/2013 Konu:5366 sayılı Kanun kapsamında yapılan uygulamaların vergi mevzuatı karşısındaki durumu              İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin iktisadi işletmesi olan şirketinizin 5366 sayılı Kanun kapsamında, Bakanlar Kurulu Kararı ile yenileme alanı ilan edilen İstanbul ili, Fatih ilçesi, Süleymaniye bölgesinde; 5366 sayılı  Yenileme Kanunun öngördüğü şekilde uygulama yapmak üzere şirketinizce taşınmaz alımları yapıldığı belirtilerek;            - Muhtemel kurum kazancının kurumlar vergisinden muaf/istisna olup olmadığı,            -Bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere tesliminde katma değer vergisi uygulanıp uygulanmayacağı, uygulama projeleri doğrultusunda, yapıların restorasyonu veya yeniden inşası için mal/hizmet alımları ile yükleniciye arsaların tesliminde katma değer vergisi uygulanıp uygulanmayacağı,            -Yükleniciler ile yapılacak sözleşmeler ve/veya taşınmazların üçüncü kişilere satışı ile ilgili olarak, satış vaadi sözleşmelerinin damga vergisine tabi olup olmayacağı,            -Mülkiyetinize geçen taşınmazların yıllık emlak vergileri ile Belediye Gelirleri Kanununda belirtilen vergi resim harç ve ücretlere tabi olup olmadığı,            -Taşınmaz alımlarında tapu harcı ile döner sermaye bedellerinin uygulanıp uygulanmayacağı            hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.            1- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, ikinci fıkrasında da safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı ifade edilmiş, Kanunun 4 üncü maddesinde kurumlar vergisinden muaf olan kurumlara, 5 inci maddesinde de kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara ilişkin hükümlere yer verilmiştir.            Aynı Kanunun "Diğer İndirimler" başlıklı 10 uncu maddesinin birnci fıkrasının (d) bendinin (4) numaralı alt bendinde de; Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen ya da desteklenmesi uygun görülen; 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki taşınmaz kültür varlıklarının bakımı, onarımı, yaşatılması, rölöve, restorasyon, restitüsyon projeleri yapılması ve nakil işlerine ilişkin harcamalar ile makbuz karşılığı yapılan bağış ve yardımların % 100'ünün kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum  kazancından indirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda yapılan harcamalar ile makbuz karşılığı yapılan bağış ve yardımların indirimine ilişkin açıklamalar, 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "10.3.2.3. Kültür ve turizm amaçlı bağış ve yardımlar" başlıklı bölümünde yer almaktadır.             5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin altıncı fıkrasında; yenileme alanlarındaki uygulamaların her türlü vergi, resim, harç ve ücretlerden muaf olduğu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 21 inci maddesinde de, tapu kütüğüne "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır" kaydı konulmuş olan ve I inci ve II nci grup olarak gruplandırılmış bulunan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerine kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parsellerin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu hükme bağlanmıştır.             Bu hüküm ve açıklamalara göre, 5366 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanunda yer alan alan istisna ve muafiyet hükümlerinin, kurum kazancı ile ilişkilendirilmesi mümkün olmadığından, şirketinize kurumlar vergisi muafiyeti uygulanması ya da kazancınızın kurumlar vergisinden istisna edilmesi söz konusu değildir. Ancak, yapılan uygumalar arasında, Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde sayılan işlerin yer alması halinde, Kültür Bakanlığı tarafından desteklendiği veya desteklenmesinin uygun görüldüğüne ilişkin ilgili Bakanlığın yazısının kurumlar vergisi beyannamesi ekinde bağlı bulunduğunuz vergi dairesine verilmesi şartıyla, bu kapsamda belgelendirilen harcamalar ile makbuz karşılığı yapılan bağış ve yardımların %100'ünün kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirim konusu yapılması mümkündür.            2- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN            KDV Kanununun 1/1 inci maddesine göre, Türkiye'de ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler KDV ye tabi olduğu,            10 uncu maddesinde, vergiyi doğuran olayın mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallarinde ise bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında meydana geleceği,            hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 17/2-d maddesinde, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki tescilli taşınmaz kültür varlıklarının rölöve, resterasyon ve restitüsyon projelerine münhasır olmak üzere, bu projelendirmelerden yararlananlara verilen mimarlık hizmetleri ile projelerin uygulanması kapsamında yapılacak teslimlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmış konuyla ilgili olarak 96, 97 ve 100 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğlerinde gerekli açıklamalar yapılmıştır.            Aynı Kanunun 19 uncu maddesinde ise; uluslararası anlaşma hükümlerinin saklı kalması koşuluyla diğer kanunlardaki vergi muaflık ve istisna hükümlerinin bu vergi bakımından geçersiz olduğu, KDV ye ilişkin istisna ve muafiyetlerin ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği belirlenmiştir.            KDV oranları, KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 30/12/2007 tarih ve 26742 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile Kararnameye ekli I sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, II sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir. Kararname eki I sayılı listenin 11 inci sırasında yer alan "net alanı 150 m2 ye kadar olan konut teslimleri ile belediyeler, il özel idareleri, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve bunların %51 veya daha fazla hissesine yada yönetiminde oy hakkına sahip oldukları işletmeler tarafından konut yapılmak üzere projelendirilmiş arsaların(sosyal tesisler için ayrılan bölümler dahil) net alanı 150 m2'nin altındaki konutlara isabet eden kısmı" % 1 oranında, Kararname eki listelerde yer almayan 150 m2 yi aşan konut teslimleri ile işyeri ve depo teslimleri ise genel oranda (% 18) oranında KDV ye tabi tutulmaktadır.             Ayrıca, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun uygulanmasına ilişkin mevcut sirkülerlerin birleştirilmesi ile uygulamada tereddüt edilen hususlara yönelik açıklamaların yapıldığı 60 no.lu KDV sirkülerinin "1.8 Arsa Karşılığı İnşaat İşleri" başlıklı bölümünde açıklamalar yapılmıştır.            Buna göre,            - KDV Kanununun 17/2-d maddesindeki istisna hükmü, tescilli taşınmaz kültür varlığının rölöve, restorasyon ve restitüsyon projelerinden yararlananlara verilen mimarlık hizmetleri ile projelerin uygulanması kapsamındaki mal teslimlerine yöneliktir. Bu projelere ilişkin mimarlık hizmetleri ile uygulama işlerinin taahhüt işi olarak ihale ile verilmesi halinde, mimarlık hizmetleri KDV'den istisna olacak, taahhüt işleri ile müteahhide yapılan mal teslimleri istisna kapsamında yer almadı

Benzer özelgeler

Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı özelgeleri. Özelge yalnızca başvuran mükellefi bağlar; verildiği tarihten sonra mevzuat değişmiş olabilir. Bu sayfa hukuki görüş değildir.