İçeriğe atla

Üçüncü şahıslar tarafından abonelere düzenlenen faturaların bayii tarafından ödenmesi ve bedelsiz olarak abonelere verilen ürünlere ilişkin belge düzeni hk.

Kurumlar Vergisi özelgesi · Tarih: 27.08.2014 · Sayı: 27575268-105[8705]-826

T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü) Sayı : 27575268-105[8705]-826                                                                                   27/08/2014 Konu : Üçüncü şahıslar tarafından abonelere düzenlenen faturaların bayii tarafından ödenmesi ve bedelsiz olarak abonelere verilen ürünlere ilişkin belge düzeni hk. İlgi : .../.../... tarihli ve 79477 sayılı özelge talep formunuz.Özelge talep formunuzda; ...... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ............... vergi kimlik numaralı mükellefi olan şirketinizin ..................... sözleşme kapsamında bayisi olduğu, şirketiniz vasıtasıyla abonelikleri yapılan müşterileriniz adına ..................... tarafından düzenlenen faturaların belirli bir süre şirketiniz tarafından ödenerek kanunen kabul edilmeyen gider olarak kaydedildiği; ayrıca pazarlama ve satış faaliyeti kapsamında belirli şartları sağlayan müşterilerinize bedelsiz olarak verilen ürünlerin bedellerinin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alındığı, müşterilerinize ise satış bedeli ve tenzilatın gösterildiği bedelsiz fatura düzenlendiği belirtilerek müşterileriniz adına ........................ tarafından düzenlenen ancak şirketiniz tarafından ödenen tutarların kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı ile müşterilerinize bedelsiz olarak verilen ürünlerin bedellerinin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınmasında muhasebe kayıtlarının nasıl yapılacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.I-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış olup, safi kurum kazancının tespitinde Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesindeki giderler, hasılattan indirim konusu yapılabilecektir.193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce;1- İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;2- İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur." hükmüne yer verilmiştir.Aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde ise safi kazancın tespit edilmesinde indirilebilecek giderler sayılmış olup, aynı maddenin (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği belirtilmiştir.Bir giderin kazancın elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olduğunun kabulü için; giderle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında illiyet bağının bulunması, giderin keyfi olmaması yani kazancın elde edilmesi için mecburi olarak yapılması, yapılan gider karşılığında gayrimaddi bir kıymet iktisap edilmemiş olması ve bu giderlerin tevsik edici belgelere dayanması (fatura, fatura yerine geçen vesikalar gibi) ve yasal kayıtlarda izlenmesi gerekmektedir.Diğer taraftan, promosyon kampanyalarının düzenlenmesindeki amaç ürün satışının, dolayısıyla işletmenin ticari kazancının artırılmasıdır. Bu nedenle, promosyon amaçlı bedelsiz verilen malın, satışların artırılması amacıyla yapılan pazarlama harcaması niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. İşletme ile ilgili pazarlama harcamaları ise genel gider niteliğindedir. Ancak, promosyon amaçlı bedelsiz verilen malın kurum kazancının tespitinde gider olarak değerlendirilebilmesi için işin ehemmiyet ve genişliği ile orantılı olmasının gerekeceği tabiidir.Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirketinizin bayisi olduğu ......................, sunmuş olduğu hizmetlere istinaden bu hizmetten yararlanan aboneleri adına düzenlemiş oldukları fatura bedelleri, şirketiniz tarafından ödenmiş olsa dahi söz konusu giderlere ilişkin tevsik edici belgenin şirketiniz adına düzenlenmemiş olması nedeniyle kurum kazancınızın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılamayacaktır.Öte yandan, pazarlama ve satış aktiviteleri kapsamında, belirli şartları sağlayan abonelere işin ehemmiyet ve genişliği ile orantılı olmak kaydıyla ücretsiz olarak verilen ürünlerin alış bedellerinin Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi kapsamında gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.Il-KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN:3065 sayılı KDV Kanununun;-1/1 maddesinde ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeTürkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu,-29/1 maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri; indirim hakkının da vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği,-30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirilemeyeceği, hüküm altına alınmıştır.Diğer taraftan promosyon ürünleri ile numune ve eşantiyon verilmesinde KDV uygulamasının usul ve esaslarının belirlendiği 50 Seri No.lu KDV Genel Tebliği'nin A/1 bölümünde,"Ticari hayatta, ticareti yapılan mallara olan talebin artırılması amacıyla, bir takım pazarlama teknikleri geliştirilmekte, satışı yapılan malın yanında başka bir malın ayrıca bir bedel alınmaksızın verilmesi de sıkça karşılaşılan bir pazarlama tekniği olarak ortaya çıkmaktadır. Bir malın tasarruf hakkının malik veya adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devri olarak tanımlanan teslim hükümleri çerçevesinde ticari bir işletmenin yaptığı bedelsiz teslimler de katma değer vergisine konu olmaktadır.Ancak, firmaların iktisadi faaliyetini genişletme, emsal işletmelerle rekabet edebilme, üretim veya satışını yaptıkları mallara olan talebi koruma veya artırma amacıyla bir malın yanında başka bir mal verilmesi şeklinde gerçekleşen işlemlerde, promosyon ürünü açısından bir bedelsiz teslim söz konusu olmamaktadır. Zira, firmanın genişleyen faaliyetiyle bağlantılı olarak işletmede yaratılan katma değer artmaktadır. Nitekim piyasadan satın alınan veya ithal edilen malların promosyon ürünü olarak müşterilere verilmesi, mükellefler açısından pazarlama gideri niteliğini taşımakta ve bu malların alış bedelleri Gelir Vergisi Kanununun 40 'ıncı maddesinin 1 numaralı bendine göre gider olarak kaydedilebilmektedir.Dolayısıyla, firmanın yarattığı katma değer içerisinde vergilenen promosyon mallarının müşterilere verilmesi sırasında katma değer vergisi hesaplanmasına gerek bulunmamakta ve bu ürünler için yüklenilen katma değer vergisinin ise prensip olarak indirim konusu yapılması gerekmektedir.Bu durum, katma değer vergisi sistemindeki farklı oran uygulaması nedeniyle bazı sorunlara neden olmakta ve düşük oranda vergiye tabi bir malın yanında yüksek oranda vergiye tabi bir malın promosyon ürünü olarak verildiği hallerde, promosyon olarak verilen malların ticaretini yapan firmalar açısından haksız rekabet sorunu ortaya çıkmaktadır.Katma Değer Vergisi Kanununun 29/'üncü maddesi ile vergi indirimi uygulamasında doğabilecek aksaklıkları, vergi mükerrerliğine ve vergi muafiyetine meydan vermeyecek şekilde, bu Kanunun ana ilkelerine uygun olarak giderme ve indirimle ilgili usul ve esasları düzenleme konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiş bulunmaktadır.Bu yetki çerçevesinde, promosyon ürünü olarak

Benzer özelgeler

Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı özelgeleri. Özelge yalnızca başvuran mükellefi bağlar; verildiği tarihten sonra mevzuat değişmiş olabilir. Bu sayfa hukuki görüş değildir.