İçeriğe atla

Şehirlerarası dinlenme tesislerinde duraklayan otobüslerin personeline verilen promosyon niteliğindeki ücretsiz hizmetler, personelinize sağlanan ücretsiz cafe ve lokanta hizmetleri ile akaryakıt pomp

Vergi Usul özelgesi

T.C.ERZİNCAN   VALİLİĞİDefterdarlık   Gelir Müdürlüğü Sayı:61316220-2013/GVK PROMOSYON ÜRÜNLER-418/05/2016 Konu:Promosyon Ürünlerin Vergisel Durumu                    İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden; faaliyet konunuzun şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüslere konaklama hizmeti vermek, akaryakıt satışı yapmak ile otel, market, kuruyemiş, lokanta ve kafe hizmetleri vermek olduğunu belirterek, tesisinizde konaklayan otobüs firmalarının şoför ve yardımcı personeline lokantanızdan ücretsiz olarak ikram edilen yiyecek, içecek ve sigaralar ile tesisinizin lokanta veya kafe işletmesinden personele verilen yiyecek ve içeceklerin kurum kazancından gider olarak indirilip indirilemeyeceği, tesisinizde bulunan akaryakıt istasyonunuzdan akaryakıt satın alan müşterilerinizin isteği üzerine pompalardan verilen ödeme kaydedici cihaz fişlerini 15 gün içinde faturaya dönüştürerek müşteri firmaya verdiğinizi, ancak bu tür gelirlerinizin muhasebeleştirilmesi ve fişlerin faturaya dönüştürülmesi işleminin gelir kaydı hususlarında Başkanlığımızdan görüş talebinde bulunduğunuz anlaşılmıştır. A- GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN             5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde kurumlar vergisinin, Kanunun 1 inci maddesinde yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.             193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin (1) numaralı bendinde ise ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirim konusu olarak dikkate alınabileceği hükme bağlanmış olup pazarlama satış ve dağıtım harcamaları genel giderler kapsamında değerlendirilmektedir.             Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar "dönemsellik" ve "tahakkuk esası" ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin hukuken tekemmül etmesinin yanı sıra, işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate alındığında, vergi kanunlarında özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, gelir veya giderin mahiyet ve tutar itibariyle tahakkuk ettiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Bu çerçevede, tesisinizde mola veren otobüs firmalarının şoför ve yardımcı personeline bedelsiz olarak yapılan yiyecek, içecek ve sigara teslimlerinin satış olarak değerlendirilmesi ve tahsil edilmeyen satış bedelinin de pazarlama gideri olarak kurum kazancının tespitinde dikkate alınması mümkündür.             Öte yandan, akaryakıt istasyonunuzdan yapılan akaryakıt satışlarında, satış işlemi ile gelir tahakkuk etmiş sayılacağından, akaryakıt satış bedellerinin, satışın yapıldığı tarihin içinde bulunduğu geçici ve yıllık kurumlar vergisi dönemlerinde kurum kazancına dahil edilerek vergilendirilmesi gerekmektedir.             193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun ücretin tarifi başlıklı 61 inci maddesinde "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.             Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez." hükmüne yer verilmiştir.             Anılan Kanunun 23 üncü maddesinin (8) numaralı bendinde; Anılan Kanunun 23 üncü maddesinin (8) numaralı bendinde; "Hizmet erbabına işverenlerce yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatler (İşverenlerce, işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin (290 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile değişen tutar) (01.01.2016 tarihinden geçerli olmak üzere) 13,70- TL'yi aşmaması ve buna ilişkin ödemenin yemek verme hizmetini sağlayan mükelleflere yapılması şarttır. Ödemenin bu tutarı aşması halinde, aşan kısım ile hizmet erbabına yemek bedeli olarak nakten yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir.)" hükmü mevcuttur.             Diğer taraftan, mezkûr Kanununun 94 üncü maddesinde kimlerin tevkifat yapacağı belirtilmiş olup; (1) numaralı bendinde; hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup, ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç) 103 ve 104 üncü maddelere göre tevkifat yapılacağı hükmü yer almıştır.             Ayrıca konuyla ilgili olarak 26.07.1995 tarih ve 22355 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 186 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde de ayrıntılı açıklamalar bulunmaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirket personeline yemek bedelinin nakden ödenmemesi, fatura karşılığında lokanta veya yemek veren benzeri yerlere ödemede bulunulması ve fiilen çalışılan günlere ait olması halinde Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin (8) numaralı bendinde yer alan miktara kadar istisnadan yararlanılması, söz konusu miktarı aşan kısmın ücret sayılarak Gelir Vergisi Kanununun 94/1 inci maddesine göre tevkifat yapılarak vergilendirilmesi gerekmektedir.             Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde; hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve ibate giderlerinin safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, çalışanlarınıza ücret mahiyetinde verilen yemek bedellerinin Gelir Vergisi Kanununun 40/2 inci maddesine göre kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate almanız mümkün bulunmaktadır.             B- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN             3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun,             1/1 inci maddesinde; B- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN             3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun,             1/1 inci maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,             4 üncü maddesinde; hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin; bir şeyi yapmak ve işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde gerçekleşebileceği, hizmetin karşılığının bir mal teslimi veya diğer bir hizmet olması halinde bunların her biri ayrı işlem olup, hizmet veya teslim hükümlerine göre ayrı ayrı vergilendirileceği,             5 inci maddesinde; vergiye tabi bir hizmetten, işletme sahibinin, işletme personelinin veya diğer şahısların karşılıksız yararlandırılmasının hizmet sayılacağı,             27 nci maddesinde ise, bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrahın işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücreti olduğu             hükme bağlanmıştır. Buna göre, tesisinizde konaklayan otobüs firmalarının şoför ve yardımcı personeline verilen hizmet, şirketinize verilen müşteri bulma hizmetinin karşılığı olduğundan KDV'ye tabi olup, bu hizmete ilişkin düzenlenen faturada Kanunun 27 nci maddesine göre emsal bedel üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir.             Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanununa göre ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılması kabul edilen, işyeri veya işyeri müştemilatında (eklentilerinde) personele verilen iaşe (yemek) harcamaları dolayısıyla yüklenilen KDV'nin de genel esaslara göre indirim konusu yapılabilmesi mümkündür.             C- 3100 SAYILI KANUN YÖNÜNDEN             Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında 3100 sayılı Kanunla ilgili olarak 07.09.2006 tarihli ve 26282 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 68 Seri No.lu Genel Tebliğinin 1 inci bölümünde, "...

Benzer özelgeler

Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı özelgeleri. Özelge yalnızca başvuran mükellefi bağlar; verildiği tarihten sonra mevzuat değişmiş olabilir. Bu sayfa hukuki görüş değildir.