T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü
Sayı:64597866-105[323-2015]-655705.04.2019
Konu:Şüpheli Alacak Karşılığı Ayrılması. İlgide kayıtlı başvurularınızın tetkikinden;- Önceki yıllarda dava ve icra safhasında bulunan ticari alacaklarınızın şüpheli alacaklar hesabına kaydedildiği ve bir kısmının şüpheli alacak karşılığı ayrılmak suretiyle giderleştirildiği, bir kısmına ise karşılık ayrılmadığı, icra takibinde bulunulan firmalardan bir kısmının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7 nci maddesi kapsamında ticaret sicil kayıtlarının terkin edildiğinden bahisle, 6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesi gereği ticaret sicili kayıtları re'sen terkin edilen firmalardan (2013 ve önceki yıllarda terkin işlemleri sonuçlananlar dâhil) olan alacaklarınızın 2014 yılı içinde değersiz alacak olarak dikkate alınıp alınamayacağı ile karşılık ayrılmayan tutarların da bu kapsamda mukayyet değerleriyle gider yazılıp yazılamayacağı hususunda,- Yine alacaklı olduğunuz firmalardan;• … Ltd. Şti. (… Ltd. Şti.)'nin şirketiniz adına düzenlediği çekin (… TL) ödenmemesi üzerine icra takibine başlandığı (… İcra Müd.
Şti. (… Ltd. Şti.)'nin şirketiniz adına düzenlediği çekin (… TL) ödenmemesi üzerine icra takibine başlandığı (… İcra Müd. 2002/… sayılı dosya), ancak tahsil edilemediği, 2001 yılından olan bu alacak için karşılık ayrılmadığı, 31/3/2011 tarihinde tasfiye kararı alan firma ile ilgili olarak Ticaret Sicil Gazetesinde üç kez alacaklılara çağrı ilanında bulunulduğu, bu ilanlar şirketiniz ıttılaına girmediğinden tasfiye memurluğuna müracaatta bulunmadığınız, 2/7/2012 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan kararla söz konusu tasfiyenin sonuçlandığından bahisle, hukuki varlığı sona eren adı geçen firmadan olan alacağın 2014 yılı kurum kazancının tespitinde değersiz alacak olarak dikkate alınıp alınamayacağı ile karşılık ayrılmayan tutarın bu kapsamda mukayyet değeriyle gider yazılıp yazılamayacağı hususunda,• … A.Ş. (… A.Ş.)'nin adınıza düzenlediği çeklerin ödenmemesi üzerine 2007 yılında … TL tutarındaki alacağınız için icrai takip başlatılarak tutarın tamamının yıl içinde şüpheli alacaklar hesabına alınarak karşılık ayrıldığı, 31/12/2007 tarihinde adı geçen mükellefin kefili … Ltd.
Şti. nezdinde diğer alacaklılar ile birlikte haczedilen makinelerin satılması konusunda yapılan mutabakat zaptına istinaden makinelerin değerine isabet eden tutarın (… TL), teminatlı hale geldiği gerekçesiyle şüpheli alacaklar hesabından çıkarıldığı, ancak söz konusu makinelerin çeşitli nedenlerle (çürüme, paslanma, teknolojik gerilik, ekonomik değerin kalmaması) satılamadığı, asıl borçlu … A.Ş.'nin 17/7/2007 tarihinde iflas ettiği, alacaklarınızın iflas masasına kaydedildiği, iflas sürecinin 29/3/2018 tarihi itibariyle devam ettiği, kefil olan ve 19/10/2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde 9/10/2015 tarihli karara istinaden ticaret sicilinden silinen … Ltd. Şti. nezdinde tekrar alacak için takip yapılmadığından bahisle, 2007 yılında icra takibine başlanılan söz konusu alacağın karşılık ayrılmamış durumdaki kısmı (… TL) için 2014 yılında karşılık ayrılıp ayrılmayacağı ile ayrılan karşılığın gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı hususunda,• ... Ltd. Şti. (… Ltd. Şti.) nezdinde, adınıza keşide edilen çeklerin (… TL) ödenmemesi üzerine 2009 yılında icra takibine başlandığı ve 2010 yılında şirketin 7 adet aracına haciz konulduğu, alacağın teminatlı hale geldiği gerekçesiyle şüpheli alacak karşılığı ayrılmadığı, … Ltd.
Şti. hakkında 22/9/2009 tarihinde iflas kararı verildiği, alacaklarınızın iflas masasına kaydedildiği ve iflas sürecinin 29/3/2018 tarihi itibariyle devam ettiği, bu nedenle hacze konu araçların satışını isteme imkanının kalmadığı, icra dairesinden alınan yazılarda hacze konu araçlar üzerinde vergi daireleri ile birlikte birçok alacaklının da haczinin bulunduğundan bahisle, söz konusu alacak için ayrılmayan karşılığın, hacze konu araçların alacağın teminatı olma vasfını yitirdiği gerekçesiyle, 2014 yılında ayrılıp ayrılamayacağı hususundaBaşkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.(1) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesinde, kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacakların değersiz alacak olacağı, değersiz alacakların, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybedecekleri ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edileceği, işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmü kapsamına giren değersiz alacakları, gider kaydetmek suretiyle yok edeceği hüküm altına alınmıştır.Bu bağlamda mezkûr madde uygulamasında değersiz alacak; kaybedilmiş, tahsiline imkân kalmamış, değeri sıfıra inmiş bir alacak olup, alacağın bu durumunun, kazai bir hükümle veya kanaat verici bir vesika ile tevsik edilmesi icap etmektedir.
Kazai bir hükümden anlaşılması gereken, alacağın tahsili için kanun yollarına başvurulmuş olması, icra takibinin yapılmış bulunması, bu müracaatlar ve takipler sonunda, alacağın ödenmeyeceğine hâkim tarafından hükmedilmiş olması; kanaat verici vesika teriminden ise ödemeyi imkânsız hale getirmiş hal ve sebepler sonucu ortaya çıkmış belgeler anlaşılmalıdır. Alacağın tahsil güçlüğünün objektif ve inandırıcı belgelerle ortaya konması değersiz alacak uygulaması bakımından önem arz etmekte olup, Kanun Koyucu tarafından da, değersiz hale geldiği ileri sürülen alacağın ciddi olarak takip edildiğine ilişkin çabaların kazai bir hüküm veya kanaat verici bir vesika ile tevsiki öngörülmüştür.Kanaat verici bir vesikadan ne anlaşılması gerektiği hususunda ise Kanunda yeterli açıklık bulunmamakla birlikte, vergi hukuku uygulamasında kanaat verici vesikalara;- Borçlunun herhangi bir mal varlığı bırakmadan ölümü veya 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 32 ve izleyen maddelerine göre mahkemelerce borçlu hakkında verilen gaiplik kararı ve mirasçılarından mirası reddettiklerine dair sulh hukuk mahkemelerince verilmiş bulunan mirası red kararı,- Borçlu aleyhine alacaklı tarafından açılan davayı borçlunun kazandığına dair mahkeme kararı,- Mahkeme huzurunda alacaktan vazgeçildiğine ilişkin olarak düzenlenmiş belgeler,- Alacaktan vazgeçildiğine dair konkordato anlaşması,- Borçlunun dolandırıcılıktan mahkûm olması ve herhangi bir mal varlığı bulunmadığını belgeleyen resmi evrak,- Borçlunun adresinin
saptanamaması nedeniyle icra takibat dosyasının kaldırıldığını ve yasal süresi içerisinde yenileme talebinde de bulunulmadığını gösteren icra memurluğu yazısı,- Gerek doğuşu gerekse vazgeçilmesi bakımından belli ve inandırıcı sebepleri olmak şartıyla alacaktan vazgeçildiğini gösteren anlaşmalar, (Alacaklının tek taraflı irade beyanı ile alınmasından vazgeçilen alacakların, değersiz alacak olarak zarar kaydı mümkün değildir.)- Ticaret mahkemesince borçlu hakkında verilmiş ve ilgili masa tarafından tasfiyeye tabi tutulmuş bulunan iflas kararına ilişkin belgelerörnek olarak sayılabilir.Tasfiye kurumu, genel olarak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 267 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanuna göre; tasfiye hâlinde bulunan şirketi mahkemelerde ve dışarıda tasfiye memurları temsil eder. Tasfiye memurları, tasfiye hâlinde bulunan şirketin bütün mal ve haklarının korunması için basiretli bir iş adamı gibi gerekli önlemleri almakla ve tasfiyeyi olabildiğince en kısa zamanda bitirmekle yükümlüdür. Mezkûr Kanunun "Tasfiyenin amacı" başlıklı 291 inci maddesine göre; tasfiye memurları, şirketin faaliyette bulunduğu dönemde başlanmış olup da henüz sonuçlandırılmamış olan iş ve işlemleri tamamlamaya, şirketin borç ve taahhütlerini yerine getirmeye, şirketin alacaklarını toplamaya, gereğinde yargı yolu ile almaya ve varlıkları paraya çevirmeye, net varlığı elde etmeye yönelik ve yarayan bütün iş ve işlemleri yapmaya yetkili ve zorunludurlar.
Tasfiyenin sona ermesi üzerine, şirketin ticaret unvanının sicilden silinmesi ve bunun tescil ve ilanı için durum, tasfiye memurları tarafından ticaret sicili müdürlüğüne bildirilir. Tasfiye sürecindeki şirketin alacaklılarının tasfiyeden haberdar edilmeleri ve alacaklarını tahsil etmeleri için davet edilmesi de bu gö
Ticaret sicil kayıtları terkin edilen şirketler ile tasfiye eden şirketlerden alacakların değersiz alacak olarak dikkate alınıp alınamayacağı, hacze konu kıymetlerin alacağın teminatı olma vasfını yit
Vergi Usul özelgesi
Benzer özelgeler
- Tasfiye'ye giren şirketin, şüpheli ticari alacaklar karşılığı hesabının nasıl kapatılacağı, söz konusu alacakların değersiz alacak olarak dikkate alınıp alınamayacağı hk.Vergi Usul
- Tahsil edilemeyen alacakların değersiz alacak olarak kaydı hk.Vergi Usul · 13.03.2026
- Tasfiyeye giren factoring şirketinin "Aciz Vesikası" ve "Semeresizlik Belgesi" ne bağlanan alacaklarının değersiz alacak addedilip edilemeyeceği ile şüpheli halde olan alacakların ortaklara temliki hkVergi Usul
- Aleyhinde tahsilat yapılmak amacıyla dava açılan kişiler hakkındaki mahkeme kararlarının alacaklı şirket aleyhine sonuçlanması nedeniyle alacağın tahsilinin yapılamadığı durumlarda bu alacakların değeVergi Usul
- İflasını açıklayan yurt dışındaki şirketten olan alacakların değersiz alacak sayılıp sayılmayacağı veya bu alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı hk.Vergi Usul
Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı özelgeleri. Özelge yalnızca başvuran mükellefi bağlar; verildiği tarihten sonra mevzuat değişmiş olabilir. Bu sayfa hukuki görüş değildir.
