T.C.OSMANİYE VALİLİĞİDefterdarlık DEFTERDARLIK GELİR MÜDÜRLÜĞÜ
Sayı:54451858-045-884224.03.2022
Konu:Adi Ortaklık Mükellefiyetinin Yeniden Açılması İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinin incelenmesinden; "… İnşaat İşi " faaliyeti kapsamında, adınıza ... Ltd. Şti. ile birlikte 7/1/2016 tarihinde adi ortaklık olarak mükellefiyet tesis edildiği, yüklenici olarak aldığınız işi tamamlayıp bitirmeden işveren tarafından sözleşmenizin feshedilmesi nedeniyle adi ortaklığınızın feshedilerek, 20/12/2016 tarihinde mükellefiyet kaydınızın kapatıldığı, işverenle yapılan görüşmeler neticesinde adi ortaklığınız adına hesap kesme hakedişi (fesih hakedişi) ödenmesine karar verildiğinden, alacağınız ödeme karşılığında adi ortaklık olarak fatura düzenlemeniz gerektiği, bu kapsamda 28/1/2019 tarihinde … Ltd.
Şti. ile tekrar adi ortaklık sözleşmesi düzenlendiğinden bahisle iş ortaklığınızın aynı vergi numarasıyla 28/1/2019 tarihi itibariyle işe başlamasının mümkün olup olmadığı, aynı vergi numarasıyla işe başlanmasının mümkün olmaması durumunda, alınan hesap kesme hakedişi bedeli karşılığı faturanın nasıl düzenleneceği ve vergilendirilmesinin nasıl olacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 38 inci maddesinde; bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme bağlanmıştır.Ticari kazancın tespitinde "tahakkuk esası" ve "dönemsellik" olmak üzere iki temel ilke geçerlidir.
Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş olması yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesi ise, bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır. Ayrıca "Dönemsellik" kavramı gereği işletmeler, gelir ve giderlerini tahakkuk esasına göre muhasebeleştirmek, hasılat, gelir ve karlarını aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla karşılaştırmak durumundadırlar. Bu ilke uyarınca, gelir ve giderlerin ilgili oldukları dönemde kaydedilmesi gerekir.Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemelerinden vergi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmış olup, 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "15.3.1. Birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işlerine ilişkin olarak yapılan hakediş ödemeleri" başlıklı bölümünde de birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işlerinin tanımı konusunda Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı açıklaması yer almıştır.
Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinin birinci fıkrasında, "Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat (dekapaj işleri de inşaat işi sayılır.) ve onarma işlerinde kâr veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkûr yıl beyannamesinde gösterilir." hükmü yer almakta olup, bir işin Kanunun 42 nci madde kapsamına girmesi için faaliyet konusu işin, inşaat ve onarma işi olması, taahhüde bağlı olarak yapılması ve birden fazla takvim yılına sirayet etmesi gerekir. Aynı Kanunun 44 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise, "İnşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarih; diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih, bitim tarihi olarak kabul edilir." hükmüne yer verilmiştir.Öte yandan, adi ortaklıklar, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620-645 inci maddeleri arasında düzenlenmiştir. Anılan Kanunun 620 nci maddesinde adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olarak tanımlanmıştır.
Tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklıkların kazançları dolayısıyla gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmaları söz konusu olmayıp; adi ortaklık bünyesinde yürütülen faaliyetten doğan kar veya zarar, adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından hisseleri oranında kendi kazançlarına dahil edilerek vergilendirilmektedir. Stopaj ve katma değer vergisi yönünden mükellefiyet tesisi ise adi ortaklık adına yapılmakta olup, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun defter tutma, belge düzenleme, kayıtların nizamı gibi mükellefin ödevlerine ilişkin hükümlerine adi ortaklık tarafından riayet edilmesi gerekmektedir.Ayrıca, özelge talep formu ekinde yer alan belgelerin tetkikinden şirketiniz ile … Ltd. Şti. tarafından oluşturulan adi ortaklığa ilişkin mükellefiyet tesis edildiği, adi ortaklık tarafından "… İnşaatı Yapım İşi"nin taahhüt edildiği, 8/1/2016 tarihinde imzalanan sözleşmede işe 10 gün içinde başlanacağı ve 540 gün içinde tamamlanmasının hükme bağlandığı, ancak sözleşmeye konu işi tamamlanmadan işveren tarafından sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle ortaklığın feshedilerek 20/12/2016 tarihinde mükellefiyet kaydının kapatıldığı anlaşılmıştır.Buna göre, hesap kesme hakedişi (fesih hakedişi) ödemesinin, ortaklıktaki hisseleri oranında paylaşılarak adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından kurum kazancına dahil edilmek suretiyle vergilendirilmesi gerekmektedir.II- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;- 160 ıncı maddesinde " 153 üncü maddede yazılı mükelleflerden işi
bırakanlar, keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar....İşi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi veya başkaca bir ticarî, ziraî ve meslekî faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi halinde, mükellef (matrahlı veya matrahsız beyanname verenler dahil) işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilir. Bu durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşu ile kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşuna da bildirilir.
Bu durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşu ile kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşuna da bildirilir. Mükellefiyet kaydının terkin edilmesi, mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı gibi bu tarihten sonra faaliyette bulunduğunun tespiti halinde bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye ve sahte belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında kovuşturma yapılmasına ve ceza uygulanmasına da engel teşkil etmez.Bu madde kapsamında mükellefiyet kayıtları terkin edilenlerin kimlik bilgileri ile bunların bastırmış veya tasdik ettirmiş oldukları belgeler ve kullanmış oldukları ödeme kaydedici cihazlara ilişkin bilgiler Maliye Bakanlığınca belirlenecek araçlarla duyurulur.Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usulleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.",- 161 inci maddesinde, "Vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi işi bırakmayı ifade eder.İşlerin her hangi bir sebep yüzünden geçici bir süre için durdurulması işi bırakma sayılmaz.",hü
Yüklenilen yapım işine ait sözleşmenin iş tamamlanmadan işveren tarafından feshedilmesi nedeniyle mükellefiyeti sonlandırılmış adi ortaklık adına ödenmesine karar verilen hesap kesme hakedişine (fesih
Vergi Usul özelgesi
Benzer özelgeler
- Kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden yapılan inşaat işinde iş ortaklığı hk.Kurumlar Vergisi · 15.07.2011
- Adi ortaklığın kuruluş sözleşmesinde belirtilen iş dışında yeni işler üstlenmesinin vergisel boyutu.Katma Değer Vergisi · 29.05.2018
- Özel şirket tarafından ihale edilen ve birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarım işlerinde geçici kabul tutanağı onaylandıktan sonra düzenlenen fatura üzerinden vergi kesintisi yapılıpKurumlar Vergisi · 18.08.2015
- Adi ortaklığı oluşturan ortaklardan birinin ortaklıktan ayrılması halinde devam eden ortak açısından yıllara sari inşaat işinin durumu hk.Kurumlar Vergisi · 02.01.2018
- Adi ortaklık olarak yüklenilen yıllara sari iş nedeniyle yapılan kesintilerin ortaklar tarafından hangi oranda mahsup edileceği.Kurumlar Vergisi · 30.10.2018
Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı özelgeleri. Özelge yalnızca başvuran mükellefi bağlar; verildiği tarihten sonra mevzuat değişmiş olabilir. Bu sayfa hukuki görüş değildir.
