İçeriğe atla

Adat Faturasının İş Ortaklığı Tarafından Kazancın Tespitinde Gider Olarak Dikkate Alınıp Alınmayacağı Ve Bu Faturaya İlişkin Kdv nin İndirim Konusu Yapılıp Yapılamayacağı.

Vergi Usul özelgesi

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İstanbul Vergi Dairesi BaşkanlığıGelir Kanunları Usul Grup Müdürlüğü Sayı:11395140-105[VUK1-21640]-127640202.11.2022 Konu:Adat Faturasının İş Ortaklığı Tarafından Kazancın Tespitinde Gider Olarak Dikkate Alınıp Alınmayacağı Ve Bu Faturaya İlişkin Kdv nin İndirim Konusu Yapılıp Yapılamayacağı.        İlgide kayıtlı özelge talep formlarında; ortaklığınızın inşaat işi ile iştigal etmek üzere … Ltd. Şti. (hisse payı: %35) ve … A.Ş. (hisse payı: %65) tarafından adi ortaklık olarak kurulduğu, Kurumlar Vergisi mükellefiyetinizin bulunmadığı, ortaklardan … A.Ş.'nin adi ortaklığınıza borç para verdiği, verilen borcun hisse oranında verilmemesi nedeniyle adatlandırmanın söz konusu olduğu ve bu borç için en yüksek mevduat faiz oranı üzerinden adat uygulandığı belirtilerek, söz konusu adat faizine ilişkin olarak adi ortaklığınız adına kesilen fatura muhteviyatı tutarın örtülü kazanç dağıtımı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, ortaklığınız tarafından gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı, Katma Değer Vergisinin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı ile adat faizi hesaplama işleminin sadece ortaklığınıza mı uygulanacağı yoksa hissesi oranında borç vermeyen diğer ortağa da uygulanmasının gerekip gerekmediği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:(1) 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde, bilanço esasına göre ticari kazancın teşebbüsteki özsermayenin hesap dönemi sonundaki ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu şekilde tespit edilmesi sırasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı belirtilmiştir.Aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, anılan maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılabileceği hükmüne yer verilmiştir.Öte yandan, 5520 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, kurum kazancının tespitinde transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların indiriminin kabul edilmeyeceği hükme bağlanmıştır.Diğer taraftan, adi ortaklıklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620-645 inci maddeleri arasında düzenlenmiştir. Anılan Kanunun 620 nci maddesinde, adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olarak tanımlanmıştır. Adi ortaklığın amacı, ortakların sorumlulukları, sermayesi, borçları ve alacakları bu Kanunda düzenlenmiştir. Diğer bir deyişle, adi ortaklıkta katılım payı, kazancın paylaşılması, kazanç ve zarara katılma, ortaklığın kararları, ortaklığın yönetimi, ortaklar arasındaki sorumluluk, ortakların yaptıkları giderler ve işler vb. hükümlere de bu Kanunda ayrıca yer verilmiştir.Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı gibi gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olması da söz konusu olmayıp, Borçlar Kanunu hükümlerine göre kurulur ve son bulur.Adi ortaklık olarak faaliyette bulunulması halinde, ortaklığa gelir stopaj yönünden vergi sorumlusu, KDV yönünden vergi mükellefiyeti tesis ettirilmektedir. Adi ortaklıkların ortaya çıkan kar veya zararı ise, adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından hisseleri oranında kendi kazançlarına dahil edilerek vergilendirilmektedir.Adi ortaklığın faaliyeti süresince ortaklık bünyesinde oluşan maliyetler ile elde edilen hasılatın karşılaştırılması sonucu kâr veya zarar oluşmaktadır. Dolayısıyla, adi ortaklığın gelir ve giderlerinin ortaklık adına belgelendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, adi ortaklığın gelir ve giderlerinin ortaklık adına belgelendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, adi ortaklık tarafından elde edilen gelirler ile giderlerin duruma göre maliyet veya gider olarak dikkate alınmak suretiyle adi ortaklıkta oluşan kazancın belirlenmesi ve oluşan kâr veya zararın, adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından ortaklık hisseleri oranında, ortakların tam veya dar mükellef olmasına göre, kendi kurum kazançlarına dahil edilerek vergilendirilmesi gerekmektedir.Buna göre, ortağınız tarafından adi ortaklığınıza verilen borca ilişkin emsale uygun olarak uygulanan faizin, ticari kazancın elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olması kaydıyla, ortaklığınız tarafından gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.(2) Anılan Kanunun "Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı" başlıklı 13 üncü maddesinin;- Birinci fıkrasında; kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunmaları durumunda, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı; alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemlerin her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirileceği,- İkinci fıkrasında; ilişkili kişinin kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade ettiği, ilişkinin doğrudan veya dolaylı olarak ortaklık kanalıyla oluştuğu durumların örtülü kazanç dağıtımı kapsamında sayılması için en az %10 oranında ortaklık, oy veya kâr payı hakkının olması şartı arandığı, ortaklık ilişkisi olmadan doğrudan veya dolaylı olarak en az %10 oranında oy veya kâr payı hakkının olduğu durumlarda da tarafların ilişkili kişi sayıldığı, ilişkili kişiler açısından bu oranların topluca dikkate alınacağı,- Üçüncü fıkrasında; emsallere uygunluk ilkesinin, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade ettiği,- Altıncı fıkrasında ise, tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazancın, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulamasında, bu maddedeki şartların gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılacağıhükmüne yer verilmiştir.Konuyla ilgili ayrıntılı açıklamalara 1 Seri No.lu Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğde yer verilmiştir.Bu açıklamalar çerçevesinde, "… İşi"nde ... Ltd. Şti. (%35) ve … A.Ş. (%65) firmalarının kurduğu adi ortaklığınıza, şirket ortağı olan … A.Ş. tarafından hissesi oranından farklı verilen borç, ilişkili kişiye ödünç para verilmesi işlemi olup, söz konusu işlem transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı hükmü kapsamında değerlendirilecektir.Buna göre, ilişkili kişiye verilen tutarlar için emsallere uygun bir faiz oranının hesaplanması gerekmektedir. Emsallere uygun faiz oranının, Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesi hükümleri ile 1 Seri No.lu Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğde yapılan açıklamalara göre belirleneceği tabiidir.II- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN:213 sayılı Vergi Usul Kanununun Kanunun "İspat edici kâğıtlar" başlıklı 227 nci maddesinde, "Bu kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir." hükmüne yer verilmiş olup, söz konusu kayıtların ise, e

Benzer özelgeler

Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı özelgeleri. Özelge yalnızca başvuran mükellefi bağlar; verildiği tarihten sonra mevzuat değişmiş olabilir. Bu sayfa hukuki görüş değildir.